Lömbürdekini Faaliyeti: Haritalanmayan Yer Kalmasın - 20 Temmuz 2020

Ankara çevresinde ve hala haritalanmamış olan bu güzide mağaraya gitmeye karar verdik. Eren Çankaya, Mustafa Özkılıç ve ben (Robin) dernekte buluşup, gerekli malzemeleri aldıp yola koyulduk. Diğer yandan Ertuğrul Kulaksızoğlu ve Gezer Kardeşlerle (Burak ve Murat Gezer) buluşup yola koyuldu.

Akyurt’ta Petrol Ofisi’nde bulunan restoranda çorbalarımızı içip biraz sohbet ettik. Çok zaman kaybetmeden mağara yoluna düştük. Bizim araç biraz önden gittiği için konuma erken vardık ve konumun yanlış olduğunu fark ettik. Telefonlar da çekmediği için ne yapacağımızı bilmeden konumun götürdüğü yerde on dakika bekledik ama tez canlı insanlar için on dakika bitmek bilmeyen bir süre gibidir, bize de öyle oldu. Dayanamayıp geriye doğru mağaranın konumuna ilerledik ve diğer ekibi gördük. Dikkatlerini çeken bir kaç deliğe bakmak için mağara ağzında durmuşlar. Böyle güzel denk gelebilirdi deyip hazırlanmaya başladık. Tabi dikkatlerini çeken delikler, delikten öteye gitmediğinden herkes çabucak hazırlandı.

Eren ve Mustafa döşeme için önden mağaraya gittiler. Giyinirken yağmur yağmaya başladı ve ıslanmamak için geri kalanlar koşar adım mağaraya ilerledi. Ancak döşeme bittiği ve çıkışa geçtikleri için mağara ağzında biraz beklemek gerekti. Islak bir bekleyiş oldu ama sonunda ilk Burak ardından ben inişe geçtik.

Mağaracılar-mağarada

Ertuğrul'un varlığı havalı fotoğraf çekimi sürecinin bir habercisi gibidir. Benden sonra Ertuğrul geldi ve Gezerler'in alttan ve üstten ışık desteği ile bir takım güzel fotoğraflar ortaya çıktı. Kırmızı tulum almamın bu kadar güzel bir sonucu olacağını hiç düşünmemiştim ama kırmızı tulum sayesinde bu havalı fotoğrafların modeli oluyordum. Sonunda galeriye hepimiz indik, bol yarasa ve guanolu bir galeride kötü kokular eşliğinde harita ekibini beklerken galeriyi inceledik. Galeri de iniş kadar çabuk bitmişti. Mustafa ve Eren galeriye ulaştıklarında biraz haritalama üzerine konuşup, bir kaç ölçüm aldık ve önden Murat sonrasında Burak çıkışa geçti. Döşemeyi toplamak için Eren’ e söz vermiştim ama kötü kokudan bayılmamak için önden çıkmak için ricada bulundum. Tatlı insanlarla birlikte olduğumdan hiç sorun etmediler ve onları bok yığınları içinde bırakıp çıkışa geçtim.

Mağaradan çıkışımda güneş beni karşılıyordu. Hava o kadar güzeldi ki biraz temiz hava alıp Gezerler ile sohbet ettik. Girişdeki oluşumlar için Murat içeri geri girdi. Bir süre sonra herkes mağaradan çıkmıştı ve havanın tadını çıkararak giyindik. Dönüşte aynı yerde yemek yiyerek Ertuğrullar ile vedalaştık. Mustafa, Eren ve ben vaktin erken olduğuna ve malzemeleri temizlemek için vakit kaldığına karar verip temizliğe giriştik.

Bir gün içinde mağara haritalandı, fotoğraflar çekildi ve eğlenildi. Başarılı ve kısa süren bir faaliyet oldu.

Ekip: Rabia Uludağ, Mustafa Özkılıç, Eren Çankaya, Ertuğrul Kulaksızoğlu, Kazım Murat Gezer, Burak Gezer

Günce Yazarı: Rabia Uludağ