Geyik Dağından Eğrikler

Soracak olursanız nedir? Ne değildir? Bir bölgedir Geyik Dağı, Alanya ve Konya arasında kalan. Lafın gelişi değil baya kalmış bir bölge, yıllardır bitmeyen mağaralarıyla. UMAST olarak MAD Bursa ile beraber yaptığımız ikinci ekspedisyondu tarihimizde, o zaman yarım kalmıştı iki mağara; Ahmetin Eğriği ve Gücüksu. Yarım bıraktığımız işi bitirmeye gittik ve bu sefer MAD Ankara da bir biz kadar geldi, tıpkı ilk ekspedisyonumuzu yaptığımız Sivas’taki gibi. Yolları güzel Geyik Dağı’nın, büyük siyasi isimlerin arazilerine kadar. Daha öncesinde ana kamp alanını mağara girişine kadar taşımıştık, çok dik yamaçları olan yerlerden, bu sefer “mağaraya gidecek olan yürüsün” deyip araçla ulaştığımız en yakın bölgeye kamp attık ve çok iyi oldu.

Geceleri rüzgarlı ve çok soğuk, gündüzleri az esintili ve yakıcı sıcak.

22 Temmuz 2020 de başladı faaliyet, yazının devamında çok tarih yok 10-12 gün falan sürdü.

Önemli Not: Yazının bazı bölümlerinde çalan şarkı bölümü olacak, anlatılan yerdeki kişilerin susup sadece dinlediği(veya eşlik ettikleri) şarkıları yazacağım. Eğer sizde okurken arka planda, kısık sesli aynı şarkıları açarsanız biraz o anki ruh haline sahip olabilirsiniz.

BÖLÜM 1

GÖÇ YOLDA DÜZÜLÜR

(Arka planda çalan şarkı; Hadise-Sıfır Tolerans)

Bursa’dan iki araç çıkıldı, Ankaradan çıkanlar ile hemen hemen aynı saatte.Baki ve Celal yolda eklendi. Yol boyu en arkadan giden araç olarak eklenildi Konya sınırında. Korualana gidildi, çaylar içildi ve eksikler alındı. Bir önceki gidişlerinde Korualandı değişmiş ve Gezlevi Mahallesi olmuş, zamanında kamuflaj kıyafetleriyle Korualan’ı koruyan köyün delisi artık Gezlevi Mahallesi koruyucusu olmuş. Yeni görevi kutlu olsun!

Bu arada Korualan; Konya ilinin Hadim ilçesine bağlı bir kasabadır. Aslında Gezlevi olan bu yer 1960 yılından sonra Korualan adını alır. Kasabanın kuruluşu 1460 yılına kadar iner.

Herkesin bir araya geldiği yer Teke Ahmet’in Evi yakınlarındaki mescit oldu. Ayakkabılarla girilmedi fakat bütün ekip oradaydı. Bir gece orada uyundu sıkış tıkış sabah kamp için kalkmak üzere.

BÖLÜM 2

(Bu bölümde Hadise’yi kapatmalısınız)

EĞRİKCANLAR SABIRSIZLANIYOR

2-3 yıl olmuştu “Ahmetin Eğriği Mağarasına” girmeyeli. UMAST ve MAD dilinde devam eden mağara, Celal ve Kadir açısından yarım kalan ve bitmesi gereken mağara. Eski Eğrikcanlar olarak, Celal ile Kadir’in bir tahmini vardı mağara hakkında, ip üzerinden çok inmeden devam edilen kısmını bitirip haritalamışlardı yıllar önce Yenal’ın üstün katkılarıyla. Yatay kısmına “2 km gider ya” deyip çıkmışlardı, bitirilmesi gereken ekspedisyona yetişmeye.

Hal böyle olunca kamp alanına yerleşir yerleşmez hazırlandı Eğrikcanlar. İlk olarak Yunus, Robin, Celal ve Kadir kamp alanından biraz malzeme kapıp koştu eğriğin serin sularına.

Mağaraya-Hazırlanan-Mağaracılar

(Celal ile Kadir Ahmet’in Eğriği Mağarasına Hazırlanırken. Foto:Özlem KAYA)

Döşemeye baştan başlanıldı, eski döşemeye güvenmeden. Biraz Twist Hanger yetmezliği yaşadı birazda elektrik alamadılar matkaplarından, alüminyum battaniye sıcaklığını asla unutmayacağım sözünü bile vermeden üzülerek çıktılar.

Daha sonra eğrikcanlar grubunu Baki ve Celal devam ettirdi, Kadir üzülerek başka bir göreve gitti neyseki emin ellerde Ahmetin Şeysi.

Kadir, Robin, Barkın ve Emin’den oluşan Yogi grubu hikayesi Uğurun verdiğin kutsal görev doğrultusunda geliştirildi.

BÖLÜM 3

KUTSAL YOGİLER

( Arka planda çalan şarkı; K.Flay-Make Me Fade)

%51’i Yogi olan grup tamamen gönüllülük esasına dayalı fiziken ve ruhen acı eşiğinin yükseltmesini isteyenler için kuruldu. Tabiki ilk kurulduğunda kimsenin bundan haberi yok idi.

Yakınlarındaki iki yarım mağara çok rahat bitecek şekilde planlandığından, Uğur bir harita verdi. Uğur bir harita verdi kısmı önemli Google Earth görüntüsü ve üzerinde noktalar olan. İşin güzel kısmı %51’i Yogi olan grubun daha önce o araziye “neredeyse hiç” çıkmış olması.Yanlarında GPS’i olması ama haritadaki hiç bir noktanın koordinatının olmaması.

Gidilecek arazi kutsal, çünkü bölgenin en derin mağaraları burada çıkmış, Yaylacık Düdeni de bunlardan birisi. Deneyimli Yogi Robin ve yeni Yogi Emin yüzünden %50 si yogi olan grup Kadir’in Yogi fotoğrafı çekme hevesini dahil ettiğimizde %51 kesin üstünlük ile Yogiler ismini almış bulunmakta. Barkın günübirlik Yogi grubu dahilinde sınav sonucunu öğrenmek için çok durmadı, bir günün sonunda bir de Eğrikcanlara katıldı ve arkasına bakmadan yok oldu.

YOGİLERİN LANETİ

Yogiler ilk araziye çıktığında neredeyse haritadaki bölgede olduklarından emindiler. Yol boyunca haritadaki bütün işaretli noktaları bulduğunu düşündüler. Mutlu ve uzun yürüyüşlü gün sonunda bol koordinatlı bir ana kampa dönüş yaşandı. Dolinlerin laneti ilk günden üzerlerine bulaşmıştı. Hava karanlık ve serin ekip mutlu ve susuz. Ana kamp alanına dönüldü Uğur bulundu, gezdiğimiz noktaların haritada görünmediği öğrenildi ve Yogilerin işinin gidip gelmekle çözülecek gibi olmadığı anlaşıldı.

Geyik-Dağı

(Dolinlerin Laneti. Foto: Kadir GÜRSES)

YOGİLERİN İNTİKAMI

Artık Yogilerin ana kamp alanının rahatlığından ve konforundan uzak araziye daha yakın yeni bir kamp alanına sahip olmaları gerektiğine kanaat getirildi. Eşyalar sabahın erken olmayan saatlerinde hazırlanıp yola çıkıldı. Artık uzun bir süre kalabalık ve rahatlıktan uzak olacaklarının farkındalardı, akıllarda tek bir soru:

Matkap Yogilere ulaşacak mı?

(bir kahve molası)

Mağara-Kampı

(Yogilerin Basketini adını verdikleri kamp alanı. Foto:Kadir GÜRSES)

SEKİZ TIRNAK EFSANESİ

(Arka planda çalan şarkı: Seda Sayan- Ah Geceler- sadece nakarat)

(Lütfen nakaratı dinleyip kapatın, devam etmeniz tüm büyünün yok olmasını sağlayabilir. Yardım: YouTube’dan Poll Production logolu videoyu açarsanız ilk 16 saniye ve 30 saniye arasından fazla dinlemeyiniz)

Matkap konusu oldukça önemli, çünkü matkap gelene kadar driver ile bolt çakmak zorunda kalan Yogiler daha fazla koordinat almak yerine bolt çakmak için vakit harcamak zorunda kalacaktı. Gün içinde Uğur ve Mustafaların olduğu grup Yogileri bulamadığı için tekrar ana kamp alanına dönmek zorunda kalabilirlerdi. Yine unutulmaması gereken bir misyonu var Yogilerin; TEK BOLT İLE MAĞARAYA GİRECEĞİME HİÇ BOLT İLE MAĞARAYA GİRERİM!

Bir gün önce Barkın’ın anlattığı “Sekiz Tırnak Efsanesi” onlara ders oldu ve yürümekten vazgeçtiler bu gecelik, küçük bir oyukta bulunan minimal kamp alanlarında kaldılar. Yine bu efsaneden dolayı argo bir ismi olan yeni buldukları girişi büyük içi küçük olan bir mağarayı Sekiz Tırnak Mağarası olarak literatüre kattılar.

Mağara-Ağzı

(Sekiz Tırnak Mağarası girişi. Foto:Kadir GÜRSES)

TELETUBBIES AVCILARI

Yogiler günlük rutin mağara avlarına çıkarken kendilerine su ve matkap getirecek olan Yunus, Barış, Özlem ve Burak dörtlüsünden oluşan Teletubbies Avcıları ekibinin haberini aldılar. Kar eritip kahve karıştırarak su ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olan Yogiler için mutlu bir haberdi bu keza olmasaydı ana kamp alanına gidip su getirmek zorunda kalacaklardı.

Teletubbies Avcılarının asıl amacı Teletubbies Tepesini bulup oradaki mağarayı çizip Yogilere malzeme getirmek. Bol exp kasacak bu görev yine “Map Master Uğur” tarafından verilmiş.

GPS itemlarına de yeterince + basamayan bu ekip arazinin küçük sürprizleriyle karşılacaklarından bi haber olsalar gerek Yogileri aradıklarında etraflarından oldukları yeri tarif etmesini istediler.

Tabiki Teletubbies Avcıları, Yogiler ile buluşabildi ama sadece %50 si. Geri kalan %50 yi bıraktıkları yerden eşyalarına yardım ederek almaya gittiler ve Sekiz Tırnak Mağarasına bir kere daha selam çakmak zorunda kaldılar. Gözlük unuttukları için 3. kez gitmek zorunda kalmamışlar gibi.

Mağara-Kampında-Buluşma

(Basketini girişi. Teletubbies Avcıları ve Yogilerin buluşması. Foto: Emir Burak AKTEPE)

Bu arada düzgün içmelik su bulan Yogiler üyesi Emin şımardı, o kadar şımardı ki yarım şişe gördüğü suyun tamamını eline ve yüzüne döktü, kurtulmuş gibi hiç susuz kalmayacak gibi.

Neyse ki devamı vardı!

Devamı var mıydı?

Tam olarak bu şekilde sordular hep beraber, Teletubbies Avcısı Yunus Emre’ye dönüp bakarak.

Yol sandıklarından sıcak geçmiş Teletubbies Avcıları için, Yogilere üç gün için getirdikleri suyun tamamı ise o bir buçuk litrelik pet şişenin yarısı imiş, Emin’in elini ve yüzünü yıkadığı.

Yogiler için çok problem olmadı, siyasi işler bozamaz bu ekibin motivasyonunu, koltuk için değil mağara için buradalar. Kaynatırız dediler, kaynatır çözünemeyen kahvemizle içeriz Emin.

Kampta-Buz-Eritme

(Eritilen Buz.Foto:Kadir GÜRSES)

Yolladılar Teletubbies Avcılarını en düzgün yoldan, aldılar kuru yemişlerini ve çamurdan bir tık iyi sularını, çektiler altlarına mat üzerlerine alüminyum battaniyelerini, çıktılar gidenleri rahat izleyip telefonlarının çekebileceği bir tepeye, izleyerek daldılar muhabbete. Tam olarak düşündükleri gibi oldu söyledikleri rotadan saptılar, Teletubbies Avcıları görünürde yoktu uzun süredir. Bahaneleri oldu kayboldu sandıkları ekip, gitmişken su da alırız dendi. Çıktılar yola havanın karanlık saatlerinde, tahmin ettikleri en rahat rotadan, boş pet şişelerle. Bu da tahmin ettikleri kadar iyi gitti, tabiri caizse kaşarı oldular arazinin.

Araçlarının altına su bırakıldığını gördüler en temizinden, Teletubbies Avcılarının kaybolmadığını o zaman anladılar çok geçmeden Yunus Emre seslendi uzaktan onu da alıp gittiler ana kamp alanına oldukça fazla sulanmaya, kalmadan geri dönmek üzere. Her ana kamp alanına dönüşte yaşadıkları gibi yanlış yola sapmayı da unutmadılar.

YOGİLERİN DÜŞÜŞÜ

(Arka planda çalan müzik: Black Coast - TRNDSTTR)

Unuttukları konfora ve kalabalığa geri döndü Yogiler, birbirlerini çok tanımadılar ana kamp yerinde, diğer ekiplerin haberlerini almak için. Eğrikcanlar tırmanılacak bir şelale bulmuşlar mesela, geri kalan kısmı ise Celal ile Kadir’in tahmin ettiği gibi bitmiş. Gücüksu ise son bir sefer düzenlendikten hemen sonra bitecekmiş haritalanıp. Dönmek zor geldi biraz ama yılmayacaklarının farkındalar, “Map Master Uğur” tarafından verilen “Gelecek Yılın Ekspedisyonunu Kurtar” görevi başarıyla tamamlanmalı.

Boş pet şişeler dolduruldu, kendi evlerine dönme zamanı, heyecanla araca bindiler. Yaklaştıkça bir sessizlik çöktü aracın içine, ana kamp alanının konforu biraz etkilemiş olabilir miydi?

Çıktılar zor park ettikleri yerden,

yürüyüş diğer seferlerden çok daha sessiz,

hava diğer seferlerden daha karanlık,

yokuşlar diğer seferlerden daha az,

yol düzgün ama biraz daha uzun.

Yaklaştıkça yükseldiler yoğun düşüşün ardından, bir sonraki güne daha fazla serotonin, endorfin, dopamin ve oksitosin lazımdı. Rüzgardan uzak ve yeryüzünden derin minimal kamplarına, uzanıp ışık kirliliği olmadan yıldızları izledikten sonra girdiler. Kayan yıldızlar işe yaradı. Emin, daha fazla yıldız kaydırmaması için Kadir’i uyardı. Çok da sessiz geçmedi Basketini dedikleri çadır alanları, düşen taşlar huylandırdı biraz.

AYI YOGİLER

Sabah güneş doğdu, Teke Ahmet’in oğlu Fevzi’nin önderliğinde gelen keçi sürüsü çan sesleri ile uyandırdı Yogileri. Her seferinde olduğu gibi çıktılar kahvaltı hazırlarken Fevzi ile muhabbete, kahvaltıda at yemi yediklerine üzüldü Fevzi ve söz verdi dönüşte evlerine uğrarlar ise patates kızartması yapacağına, yulaf yemese de bir avuç aldı kuruyemiş poşetinden geri çevirmemek için.

Yoga-yapan-mağaracılar

(Robin ve Emin Basketini yakınlarında yoga yaparken. Foto:Kadir GÜRSES)

Fevzi; naif ve nazik bir insan, yazları geyik dağında keçi sürülerini güderken kışları Alanya’da halde çalışmakta. Koyu da Alanyaspor fanı.

Bu sabah Yoga yapmadı Yogiler. Hayvanladılar ellerinden geldiğince her potansiyel gördükleri deliği döşeyip, haritalayıp, fotoğraflayıp, toplamak için. Yaptılar ellerinden geldikçe bir şeyler. Hatta biraz fazla yürüyüp su bile doldurdular köye yakın bir yerden, çıkışı üzsede.

Mağaraların devam etmemesi motivasyonu düşürsede, bölgenin en çok su toplayan (yogilerin nezdinde) yerini gördüler ertesi gün gelip buz ile kapalı büyük girişlere buz ile kapalı olmayan küçük girişler aramaya.

YOGİLER BAŞ KALDIRMIŞ

Ertesi gün aynı terane, keçi sesi, Fevzi, Kadir, Robin, Emin, kahvaltı, plan derken kamp alanı toplamaya başladı. Plan daha önce “Kuzgun Tırnağı” adını verdikleri mağarayı döşeyip, ölçüp, fotoğraflayıp, toplayıp çıkmak. Kamp malzemelerini kamp alanına sakladılar, bunun için bir ekip gelecek, daha sonra potansiyel olarak gördükleri bölgede kamp yüküne yardım edecek ekip ile buluşup dönüşe geçilecek. Gidilecek her bölgenin koordinatı verildi gelecek ekibe zaten daha önce Teletubbies Avcılarından olan Yunus Emre eşlik edecek.

Çıktı Yogiler yola bugün döneceklerini düşünmeden yüksek motivasyonla, yaklaştılar Kuzgun Tırnağı’na ve bir delik daha buldular devam ettiğini düşündükleri. Yakın zaten bir bakalım denildi ismide inanma başarmanın yarısıdır konuldu girişin ve sarıldı Kadir matkaba. İndikçe etraf buz ve kar olmaya başladı, kuzgun sesleri geldi yine, soğudu mağara ve büyük bir kar kütlesinin içine inildi. Güneş ışığı geliyordu bi taraftan baktığında şaşırdı Yogi üyesi, bu Kuzgun Tırnağı dedikleri mağara idi, başka bir yerden inmişlerdi hedef olarak gittikleri mağaraya. Dedikleri oldu yine elli metre civarı olduğuna inandıkları iniş yirmibeş metre falan çıktı, inanmak başarmanın yarısıdır sonuçta.

Böylelikle iş biraz daha azaldı mağarayı bitirdiler, şimdi potansiyel olarak gördükleri bölgeye doğru 2 km ye yakın yürüyüş onları bekliyordu, bol dolinli ve ağır yüklü yollarında, hepsinde birer brülör olsa fena olmazdı.

BÖLÜM 4

TESLİM TÖRENİ

(Arka planda çalan şarkı: barns courtney-glitter & gold)

Buluştular aynı gps’i takip eden iki grup, buluştukları yerde bir delik gördüler hemen döşeyip indiler, Kadir ile Robin’in girdiği bu mağara daha devam etmekteydi fakat taş sıkıştığı için ilerleyemediler. Düşürmeye çalıştılar bir süre baktılar hava karardı ana kamp alanına dönmek zorundalar çıktılar çabucak.

Mağara-Ekspedisyonu

(Ekiplerin Buluşması. Foto: Kadir GÜRSES)

Öğrendiler ki Pehlil, Mustafa ve Burcu’dan oluşan bu ekip Yogilerin kamp attığı yerde kalarak arazi çalışmasına devam edecekler. Eşyaları paylaştılar kime ne lazım ise yola koyuldu Yogiler.

Araca binip dönüyorlardı bu sefer aynı araziyi uzun süre göremeyeceklerinin sessizliğiyle…

SONUÇ

Geride kalan;

güneşten kavrulmuş tenler,

çatlamış dudaklar,

tatlı bir yorgunluk,

sadece kendi aralarında kalabilecek goygoylar,

insanlardan uzak ıssız bölgeler,

temiz gökyüzü cisimleri,

iş ve okul yaşamından daha özgür bir ortam,

bitmiş piller,

koordinat olmayan haritalara güvensizlik,

bulunamamış uzun bir mağara,

ölçülmüş 4-5 küçük mağara,

konforsuz ama güvenilir basketini,

eminin güneş gözlüğü,

kadir’in flash’ı,

çekilmiş bir kaç fotoğraf,

her girilen delikteki büyük heyecan,

ve

asla unutulmayacak anılar oldu.

Bilmek isterseniz Eğrikcanlar son tırmanışı bitirerek Ahmetin Eğriği hikayesini sonlandırdılar. Emrah önderliğinde gerçekleşen Gücüksu bitsin faaliyeti de başarıyla sonuçlandı. Yogilerin en son girdiği taştan dolayı gidemedikleri o mağara da bitti(çok gitmemiş 10 metre falan iniş yapmışlar.). Benim flashımı da Yunus Emre ve Robin kamp alanında merak uyandıran bir yok oluş sonrası kurtarmışlar. Burak patlatma konusunda oldukça deneyim sahibi oldu (umast için patlatma atölyesi yolda diye düşünmekteyim.). En önemlisi dönüş yolunda Fevzilere uğradık en yakın yoldan evlerine inerek (Yogiler ve +2 kişi), verdiği sözü tuttu, kızartılmış patates keyfi yaşandı daha önceki senelerde babası sayesinde koca bir oğlak tükettiğimiz evde.

Mağaracılar-yemek-yerken

(Fevzilerin evinde patates kızartmasından hemen sonra. Foto:Emin DEMİREL)

(Video için Emin Demirel'e teşekkür ediyoruz.)

Yazan: Kadir Gürses