MAD Magazin
MAD Sitesinin Gelişimi ve Tarihçesi PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı   
Perşembe, 05 Mart 2009 00:56

Mağara Araştırma Derneğinin resmi internet adresi olan www.mad.org.tr  nic.tr kayıtlarına göre 03.04.2000 tarihinde yeniden oluşturulmuştur. Site bu tarhten çok öncelerine dayanmakla birlikte kesin başlangıç tarihi bilinmemektedir. İlk sürümü tamamen HTML tabanlı bir tasarım olup dernek üyelerimizden Çoşkun ÖZAŞÇILAR tarafından hazırlanmış ve uzun süre yönetilmiştir. 1999 yılının sonlarına doğu yeni gelişen teknolojiler ve web tabanlı uygulamalardaki yaygınlaşma nedeniyle yapının dinamil bir sistem haline getirilmesi gereklili ortaya çıkmıştır. Bu aşamada derneğin yeni üyelerinden Polat DALKIRAN görev ve sorumluluğu üstlemiş ve gerekli çalışmalara başlamıştır.

 

 

 

 
MAD Forum'a Video Eklemek PDF Yazdır e-Posta
Polat DALKIRAN tarafından yazıldı   
Pazartesi, 02 Mart 2009 16:23

Forum'a video eklemek oldukça kolay.

1- Öncelikle sistemin hangi video sitelerinden dosya kabul ettiğini aşağıdaki ekranda bulunan ikonların üzerine fare ile gelerek tespit ediniz.

2- Sonra ilgili sitelerde mağaracılıkla ilgili anahtar kelimeleri aratarak bulduğunuz videoların ID bilgilerini alınız

3- ilgili ikona tıklayarak TAG formatını metin kutusuna oluşturunuz.

4- ID bilgisini bu TAG içine yerleştiriniz.

 

Aşağıdaki örnek METACAFE için yapılmıştır. Siz de diğerlerini yapabilirsiniz.

 
Doğal Tarım semineri 24.02.2009 - Kazuaki OZONO PDF Yazdır e-Posta
Polat DALKIRAN tarafından yazıldı   
Cuma, 27 Şubat 2009 13:44

Çarşamba günü Beril ve Kubilay ERDOĞAN çiftinin yeni tanıştıkları AKazuaki OZONO (aki) isimli Japon mağaracı arkadaşımız Doğal Tarım konusunda bizlere güzel bir seminer verdi. Aki Japonya'da mağaracılığa gönül vermiş 20 yıllık bir mağaracı. Arkadaşlarından bir kısmı ise Türkiye'ye gelmişler ve MAD ile ortak bir faaliyet düzenlemişler. Bir arkadaşları aracılığıyla tanıştıkları Aki'yi derneğimize katarak çok güzel bir misyonuda üstlendiklerini düşünüyorum. (Erdoğan ailesine teşekkürler.)

Seminerde çok güzel bilgiler öğrendiğimizi düşünerek, Söz Uçar Yazı Baki ilkesi gereği bu yazıyı yazmayı düşündüm.

Seminerden aldığım notlar aşağıdaki gibidir.

- Aki : Japonya'da mağaracılık yapmış, oldukça yetenekli, ilgili, bilgili ve sempatik bir insan. Türkçesi anlaşılır derecede iyi. Türkiye'ye ilk defa 1999 daki depremde yardım ekibinin bir üyesi olarak gelmiş. Sonra ülkemizden etkilenmiş ve kalmaya karar evrmiş. Uzun yıllar Toyota'da çalıştıktan sonra, Doğal Tarım la uğraşmak üzere işinden ayrılmış. Kendisi SHUMEI vakfının Türkiye temsilcisi.

Shumei Türkiye'deki faaliyetlerine 2005 te başlamış. Türkiye'den yapılan talep üzerine Japon'yadan uzmanlar gelmiş ve o tarihten beri 2 ayda bir gelip Samsun'da izole edilmiş bir bölgede tamamen Doğal Tarım üzeirne yerel halkı eğitmekteler.

Bu projenin benzerini 1390 Japon Çiftçi ailesiyle yapmışlar ve onları ikna edebilmek için 10 sene kadar uğraşmışlar. "Öncelikli hedef geleceğin bilinçli profesyonel çiftçilerini yetiştirmek" diyor Aki e ekliyor "Çocuklarımız doğaya ne kadar sevgi vermeyi öğrenirse, doğa daha fazla sevgi ve şifayı geri verecektir. Geleceğin çiftçileri insanoğlunun ve doğanın kurtuluşunun anahtarıdır."

Samsun'da başladıklarından beri bölgedeki 150 çiftçiden sadece 2 tanesi Doğal Tarım yapmayı kabul etmiş ve halen devam etmekteyişler.

Pilot uygulama çerçevesinde seçilen pilot okulda öğrenciler çeltik tarlalarında prinç yetiştirmeye başlamışlar. Bu çalışma sonrasında okulda eğitim, düzen ve çalışma gibi performanslar artmış, öğrenciler arasınad oldukça seviyeli bir iletişim kurulmuş. Son 10 yılda kimse Doğanca İlköğretim Okulundan Anadolu Lisesi kazanamamış, ancak proje başladığından beri 7 kişi anadolu kazanmış.

Benzer projeler dünyanın dört bir yanında devam etmek olup, İngiltere ve Zambiya'da çok büyük başarılar elde edilmiş. Özellikle Zambia da ki çalışmalar sonucunda yerel halk, modern tarımla birlikte kaybettikleri kültürlerini yeniden kazanmaya başlamışlar. Ayrıca İngiltere de zihinsel ve fiziksel engelli çocuklara yapılan çalışmalar sonucunda çok büyük başarılar kazaldığı ve iyileşmeler görüşdüğü tespit edilmiştir. Bu projeyi 20 köyün oluşturduğu 1700 çiftçi ailesi ile gerçekleştirmişler. Veriler aşağıdaki gibi.

Beyaz lahana :

   2007 - 700 kg

   2008- 1500 kg

Marul :

   2006 - 2000 adet

   2007 - 7000 adet

Edinilen tecrübeler ışığında doğal tarım ilk başlarda modern tarıam göre daha az verimli oluyor, ancak takip eden yıllarda üretim miktarı katlanarak artıyor ve elde edile ürün sadece miktar olarak değil kalite olarak da üst seviyelere ulaşıyor.

Bazı önemli noktalar şu şekilde :

- Doğal tarım kesinlikle hiç bir gübreleme yapılmadan uygulanıyor.

- Bu işi uzmanlarından öğrenmek en doğrusu, toprağa at o büyüsün şeklinde olmuyor.

- Gübre olarak yaprak ve ot kullanılıyor

- Böyle bir çalışma için öncelikle o bölgeye has orjinal tohum bulmak gerekiyor.

- Toprağa ve bitkilere sevgi verilmesi esasına dayanıyor. Toprağa ve bitkiler Jyorei tekniği uygulanıyor.

- Toprağa ve bitkilere ne kadar sevgi verilirse o da karşılığına bize daha fazla şifa getiren ürünler sunuyor.

- Zararlı böceklerden kurtulmak için tarlalar etrafına böcekleri uzak tutan bitkiler konuluyor.

- Ağaçlar arasında büyüyen bitkiler en şifalı ve lezzetli bitkiler oluyor.

- Zararlı otlardan ise insan gücüyle kurtulmak gerekiyor.

- Doğal tarım Organik tarımdan daha pahalya mal oluyor. Sebebi ise zararlı bitkilerin temizlenmesi için gerekli insan gücü. Kilogram başına işçilik maliyeti 7 liraya varabiliyor.

- Organik tarımda olduğu gibi doğal tarımda bir sertifikasyon sistemi bulunmuyor.

- Aki, elde ettikleri ürünü kesinlikle büyük marketler aracılıyla pazarlamayı düşünmüyorlar. Sebebi ise bu ürünleri karıştırıp satışa sunma ihtimallerinin bulunması.

- Türkiye'de bu konunun gelişimi ile ilgili olarak Buğday Dergisi takip edilebilir.

- Eğer halk bilinçli olarak doğal tarım ürünlerini tüketmeye başlarsa çiftçilerde doğal ürünlere yönelmeye başlayacak ve böylece bir sinerji oluşacaktır.

 

NOT  : Konuya sadece magazinsel olarak ilgim olduğundan bu yazımda ki hataları lütfen bana bildiriniz. Gerekli düzeltmeleri yapayım.

Son Güncelleme: Cuma, 27 Şubat 2009 14:30
 
MAĞARA FAALİYETİ (KİŞİSEL MALZEME LİSTESİ) PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı   
Cumartesi, 27 Aralık 2008 01:24

MAĞARA FAALİYETİ (KİŞİSEL MALZEME LİSTESİ)

 

GİYİM MALZEMELERİ
- Bere
- Balaklava, Bandana
- Şapka
- Yedek Pantolon
- Şort
- Mayo
- Kazak, Polar ve yedeği
- T-Shirt
- Uzun iç çamaşır (alt ve üst)
- Rüzgarlık
- Yağmurluk (alt ve üst)
- Elvaf/kuştüyü Anorak
- Beş parmaklı iç eldiven
- Dağ ayakkabısı
- Yürüyüş ayakkabısı
- Çorap ve yedekleri
- Tozluk
- Sandalet

YüRüYüŞ VE KAMP MALZEMELERi
- Sırt çantası
- Günlük çanta veya bel çantası
- Çadır
- Çadır tamir seti
- Bivak torbası
- Uyku tulumu
- Uyku tulumu iç astarı
- Şişme veya mat, mat tamir seti
- Fener veya alın feneri
- Yedek pil
- Yedek ampul
- Mumluk ve mumlar

TEKNiK MALZEMELER
- Mağara dış ve iç giyisisi
- Lastik çizme (astarsız-topuklu)
- Karpit kemeri ve karabini
- Alüminyum battaniye
- Bulaşık, mağara eldiveni
- Baret ve Karpit haznesi
- Tırmanış ipi

- Pursik ipi
- İp torbası, speloebag
- Karabinalar ve diğer emniyet ekipmanı
- Kişisel iniş ve SRT malzemeleri


 

TEMİZLİK MALZEMELERİ
- Diş macunu ve fırçası
- Tuvalet kâğıdı, ıslak mendil
- Havlu
- Sabun
- Kişisel temizlik malzemeleri

MUTFAK MALZEMELERi
- Tencere, tava seti, Trangia
- Çatal, kaşık, bıçak
- Tabak, bardak
- Bulaşık yıkama bezi
- Tuz, baharat
- Sıcak içecekler
- Ambalajlanmış yiyecek
- Vitamin hapları
- Termos, su şişesi veya torbası
- Sudan etkilenmeyen kibrit, çakmak

— ispirto
DİĞER MALZEMELERİ
- Güneş gözlüğü ve yedeği
- Güneş koruyucu krem
- Dudak kremi
- Böcek kovucu
- Çakı (çok fonksiyonlu)
- Harita
- Pusula
- GPS
- Kâğıt, kalem
- Düdük
- Altimetre
- Termometre
- Dikiş seti
- Dürbün

— Tripod
- Kimlik, para, telefon kartı, jeton
- Gerekli belgeler, sağlık karnesi
- Telsiz ve pilleri
- İlk yardım malzemesi
- Özel ve genel ilaçlar (kas gevşetiçi, ağrı kesici v.s)
- Saat, walkman
- Fotoğraf makinası ve film

- Telefon şarjı